Çocukların Hakları Nelerdir?

Çocukların Hakları Nelerdir ?

Küçük İnsanların Büyük Hakları ; Çocuklar..

Çocuk, insanlığın devamlılığını sağlayan en önemli aktördür. Nitekim insan fıtratında da çoğalma isteği vardır.
Bir insanın korunma, barınma, yeme içme ve benzeri ne ihtiyaç ve hakları varsa çocuğun da aynı ihtiyaç ve hakları vardır. Ancak çocuklar ve büyükler arasında ihtiyaç ve haklar bakımından birebir benzerlik yoktur. Yetişkin insan kendi ihtiyaç ve haklarının peşinde kendi iradesiyle koşabilir, kendi çabasıyla bunları elde edebilir. Dünyayı anlama yeteneği henüz yetişkinler kadar gelişmemiş olan çocuk ise ihtiyaç ve haklarının sağlanmasını büyüklerden beklemek zorundadır. Bu nedenle yeryüzündeki tüm hukuk sistemleri gibi bizim hukukumuz da çocuklar için özel düzenlemeler getirmiş, çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesi için çeşitli önlemler almıştır.
Çocuk Kimdir?

Evlenmekle reşit olma vb. özel durumlar hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk kabul edilmektedir.

Çocuk Hakları

Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip oldukları eğitim, sağlık, barınma ve fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini içeren bir kavramdır.

Çocuklar, erişkinlerden farklı özelliklere sahiptirler. Sürekli büyür ve gelişirler. Sürekli büyüyen ve gelişen bir canlının bu durumunun farkında olmak ve ona özel yaklaşımda bulunmak zorunludur. Bu düşünceden yola çıkılarak dünya ulusları tarafından 1924 yılında Cenevre Çocuk Hakları Sözleşmesi hazırlanmıştır. O günden günümüze çocuk hakları konusunda yapılan düzenlemeler ile şu haklar evrensel çocuk hakları olarak kabul edilmiştir:

• Ayrım gözetmeme: Çocukla ilgili tanınan hakların hepsi, istisnasız bütün çocuklar için geçerlidir. Çocukların ayrımcılıktan korunması, devletin yükümlülüğündedir.

• Çocuğun yüksek yararı: Çocukla ilgili tüm girişimlerde, çocuğun yararı gözetilmelidir. Anne baba veya bu konuda sorumluluk taşıyan kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmemeleri hâlinde, devlet çocuğa yeterli dikkat ve desteği göstermelidir.

• Yaşam ve gelişme: Her çocuk temel yaşam hakkına sahiptir. Çocuğun yaşaması ve gelişmesinin güvence altına alınması, devletin yükümlülüğündedir.

• İsim ve yurttaşlık: Her çocuk doğumundan itibaren bir isim alma, yurttaşlık edinme, anne babasını tanıma ve onlar tarafından bakılma haklarına sahiptir.

• Anne babadan ayırmama: Çocuğun yüksek yararı gerektirmediği sürece, çocuk anne babasıyla birlikte yaşama hakkına sahiptir. Çocuğun anne babasından veya bunlardan herhangi birinden ayrılması durumunda, ayrıldığı kişiyle temas etmek çocuğun hakkıdır.

• Çocuğun görüşünün alınması: Çocuk görüşlerini serbestçe ifade etme, kendisini ilgilendiren herhangi bir konu ya da işlem sırasında görüşlerinin dikkate alınmasını isteme hakkına sahiptir.

• Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü: Devlet, anne babanın uygun biçimde yönlendiriciliğine tabi olarak, çocuğun düşünce, din ve vicdan özgürlüğünü korumak ve bu özgürlüğüne saygı duymakla yükümlüdür.

Uluslararası sözleşmelerin öngördüğü bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için her devlet kendi ulusal hukukunda çocuklara ilişkin özel düzenlemeler yapmaktadır.

Çocuğun Doğmamasına Karar Verme

Kürtaj, tıbbi müdahale ile istenmeyen gebeliğin sonlandırılmasıdır. Bu müdahale ile dünyaya gelmesi söz konusu olan çocuğun yaşamı sona erdirilmektedir.

Hukukumuz kürtaja belirli koşulların varlığı hâlinde izin vermektedir. Buna göre, 10 haftaya kadar olan gebelik, annenin rızası olması şartıyla tıbbi müdahale ile sonlandırılabilir. Tıbbi zorunluluk olmadığı hâlde 10 haftadan fazla olan gebeliğini sonlandıran kadına, kadının rızası olmaksızın gebeliği sonlandıran kişiye hapis cezası verilir.

Kanuni koşulları bulunması hâlinde evli kadının gebeliğini sonlandırabilmesi için kendisinin rızası yanında, eşinin de rızası olmalıdır.

Velayet

Velayet, on sekiz yaşından küçük çocukların tabi olduğu otoriteyi ifade eder.

On sekiz yaşından küçük çocuğun velayeti, anne babasındadır. Kanuni zorunluluk olmadıkça velayet, anne babadan alınamaz. Evliliğin devamı süresince, çocuğun velayetini, anne baba birlikte kullanırlar. Anne babadan birinin ölmesi hâlinde, velayet sağ kalan eşegeçer. Tarafların boşanması hâlinde, hâkim tarafından çocuğun velayeti eşlerden birine verilir. Çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğu diğer eşin izni olmaksızın alması “kaçırma” olarak kabul edilir. Velayet hakkı kendisine verilmeyen kişinin çocuğu kaçırması suçtur ve hapis cezasını gerektirir.

Çocuğun anne babası evli değilse velayet anneye aittir. Annenin ölmesi, kısıtlanması, yaşının küçük olması veya velayetin kendisinden alınmasını gerektiren durumların söz konusu olması hâlinde, hâkim tarafından çocuğa vasi atanır veya çocuğun velayeti babasına verilir.

Velayetin Kapsamı

Çocuğun bakımı: Anne baba çocuğun çıkarlarının gerektirdiği ölçüde onun bakımını sağlamakla yükümlüdür.
Çocuğun eğitimi: Anne baba, olanakları dâhilinde çocuğu eğitmek; bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamak ve çocuğu korumak zorundadırlar.

Dinî eğitim: Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı anne babaya aittir.

Çocuğun temsil edilmesi: Anne ve baba, üçüncü kişilere karşı çocuklarının kanuni temsilcisidirler.
Çocuğun mallarının yönetilmesi: Anne baba, çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Anne baba, çocuğun mallarının gelirini, öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için kullanmak zorundadırlar.

Okul İçi Şiddet

Okul içi şiddet, eğitimcilerin çocuğa şiddet uygulaması ya da çocuğun okul içindeki diğer çocuklar tarafından şiddete maruz bırakılmasıdır.

Eğitimcilerin azarlama, küfür, aşağılama, tokat atma, dayak atma vb. tepkileri, sopayla dolaşmaları, öğrencilerin saçlarını kesmeleri okul içi şiddet örnekleridir. Okul içinde eğitimci ve idarecilerin çocuğa şiddet uygulaması yasaktır. Aksine davranan idareci ve eğitimci hakkında disiplin soruşturması açılması talep edilebilir. Bunun yanı sıra yapılan davranış, örneğin; eğitimci veya idarecinin çocuğu dövmesi sonucunda çocuğun yaralanması veya uzuv kaybına uğraması gibi Türk Ceza Kanunu’nda suç sayılan fiillerden ise ayrıca adli yargıda yargılanarak cezalandırılması için başvuruda bulunulabilir. Okul içinde idareci ve eğitimcilerin kendi otoriteleri altında bulunan çocuğa uygulayacakları şiddetin cezası, erişkin insanların birbirlerine karşı işleyecekleri bu nitelikteki suçlardan daha ağırdır.

Suçlu Çocuk

Çocuğun yetişme koşulları ve yaşam akışına bağlı olarak suç işlemesi mümkündür. Ancak suç işleyen çocuk erişkinlerle aynı kategoride değerlendirilmez. Çocuk suçlular kavramı hukuk düzenlemelerinde özel bir yer tutar. Hukuk düzeni, çocukların suç işlemeleri hâlinde, erişkinlere uygulanan yargılama usulleri, verilecek ceza, cezaların infaz şekilleri gibi konularda farklı yaklaşım gösterir.

On sekiz yaşından küçük olup da suç işleyen kişi, ceza mevzuatında da çocuk kabul edilir. Bu durumdaki çocuklar erişkinlerin yargılandıkları mahkemeler yerine çocuk mahkemelerinde yargılanırlar. Çocukların yargılandıkları davalar gizli olarak yapılır. Hakkında dava açılan bir çocuğun kimliğinin, isminin ve fotoğrafının yayımlanması yasaktır. Yargılama sonunda suçlu bulunan çocuklar hakkında verilen ceza, aynı suçu işleyen erişkinlere göre daha azdır.

Yargılama ve cezalandırma usulündeki bu farklılık suçlu çocuğun topluma kazandırılması ve önündeki yaşamın en az düzeyde olumsuz etkilenmesi amacına dayanmaktadır. Aynı şekilde verilen cezanın infaz şeklinde de bu farklılık kendisini gösterir. Çocuk suçlular, erişkinlerle aynı cezaevinde bulun durulmazlar. Islahevi denilen mekânlarda, çocuğun eğitim olanaklarından yararlanabileceği, bir meslek sahibi olabileceği ortamların hazırlanması kanuni bir zorunluluktur. Yine ıslahevinde geçirdiği süre içinde çocuğun suç işleme fikrinden uzaklaştırılması, cezasının bitiminde topluma adapte olabilmesi için psikolog yardımı yapılmaktadır.

Ne var ki çocuk yararına getirilen bu düzenlemeler kimi zaman kötüye kullanılabilmektedir. Erişkinlerin kendilerinin işlemeyi düşündükleri bir suçu on sekiz yaşından küçük, yani hukuken çocuk sayılan birine işletmeleri, çocuğun bu suçu işlemesi için teşvikte bulunmaları zaman zaman rastlanan bir durumdur.

Çocuk, iyikötü kavramları üzerindeki zihinsel gelişimi tam olarak tamamlanmadığı için gerçekleştirdiği fiilin kötü ve yasak bir davranış olduğunun farkında dahi olmamakta, kimi zaman işlediği suçu bir oyun olarak görmektedir. Bu tür durumlarda, çocuğu suça teşvik eden erişkinler hakkında ceza mevzuatında yaptırımlar öngörülmektedir.

Çocuğun Çalışması

Hukuk sistemimiz çocuğun çalışması durumu ile ilgili bazı düzenlemeler yapmıştır. Buna göre 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmaları yasaktır. Ancak 14 yaşını doldurmuş çocuklar çıraklık yapabilir veya hafif işlerde çalıştırılabilirler. Çırak, bir meslek dalında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını geliştirmek için çalışan kişidir. Çıraklık yaptığı kişi ya da kurum ile bir sözleşme yapar ve bu sözleşmede belirlenen kurallara tabi olur. Çırak işçi değildir. Dolayısıyla çıraklar hakkında İş Kanunu uygulanmaz. Çıraklar 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na tabidirler. Çalışan çocuklar ise “işçi” statüsüne tabi olmakla beraber yetişkinlerden ayrı olarak şu haklara sahiptirler:

• Çalışan çocukların yaptıkları işler okula gitmelerine, derslerini düzenli şekilde izlemelerine veya mesleki eğitimlerine devam etmelerine engel olmamalıdır.

• Temel eğitimi tamamlayıp okula gitmeyen 14 yaşındaki çocuklar günde 7 ve haftada 35 saatten fazla çalıştırılamazlar.

• Temel eğitimi tamamlayıp okula gitmeyen ve 15 yaşını doldurmuş olan çocuklar günde 8 ve haftada 40 saatten fazla çalıştırılamazlar.

• Okula giden çocuklar, eğitim saatlerinin dışında olmak şartıyla günde en fazla 2 saat ve haftada en fazla 10 saat çalıştırılabilirler.

• 14 -18 yaş arasındaki çocuklar (18 yaş dâhil), işe alınmadan önce muhakkak doktora muayene ettirilmeli, vücut yapılarının işin niteliğine ve şartlarına göre dayanıklı olduğu raporla belirlenmelidir. Bu muayene çocuk 18 yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa tekrarlanmalıdır. Bütün bu raporların iş yerinde saklanması ve yetkili memurların isteği üzerine gösterilmesi zorunludur.

Ayrıca çocukların çalıştırılmasının yasak olduğu bazı durumlar vardır :

• 18 yaşını doldurmamış çocuklar maden ocağı, kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında ve su altında yapılan işlerde çalıştırılamazlar.

• 18 yaşını doldurmamış çocuklar hiçbir şekilde akşam 20:00’dan başlayarak sabah 06:00’a kadar süren zaman aralığında çalıştırılamazlar.

• 16 yaşını doldurmamış çocuklar petrol arama, metalürji sanayii ile ilgili işler, taş ocağı işçiliği gibi ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamazlar.

Sosyal Güvenlik

18 yaşına kadar bütün çocuklar anne babalarının genel sağlık sigortasından yararlanırlar. Bu sigorta, aşağıdaki hizmet ve haklardan yararlanma imkânı sağlar:

• Koruyucu sağlık hizmetleri

• İnsan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik sağlık hizmetleri

• Hastalık hâlinde ayakta veya yatarak muayene, tetkik, tahlil, tedavi, hasta takibi, rehabilitasyon vb. hizmetler
• Ağız ve diş hastalıkları ile ilgili sağlık hizmetleri

• Sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili aşı, ilaç, protez, tıbbî araç, gereç ve benzerlerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri

Sigortalı olan ve gerekli şartları yerine getirmiş bulunan anne ya da babası ölmüş çocuk ise şu haklardan yararlanır:

• Ölüm aylığı (kanunun kendisi için ayırdığı pay oranında)
• Ölüm toplu ödemesi
• Genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanma

Doğumdan Önce ve Sonra..

Kanunlarımız doğumundan önce dahi çocukların temel haklarını koruma yönünde bazı düzenlemeler getirmektedir. Bu çerçevede doğum yapan kadın çalışanlara bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. Gebe kadın doğumdan önce 8 hafta ve doğum sonrasında da ayrıca 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta doğum iznine sahiptir.

Emziren kadın işçinin çocuğunu besleyebilmesi için günde bir buçuk saat süt izni hakkı vardır. Memurlar için ise bu süre altı ay boyunca günde üç saat, ikinci altı ayda bir buçuk saattir. Bu sürenin günün hangi saatlerinde ve kaça bölünerek kullanılacağını kadın çalışan belirler. Ayrıca emziren kadın işçiler doğum yapmalarından itibaren 6 ay boyunca gece işinde çalıştırılamazlar.


Makaleyi paylaşmak için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz.

Av. Serhat ARASAN

Hukuki sorunlarınız için bize İletişim Formu 'ndan ve WhatsApp 'dan yazabilir veya 0266 373 20 08 no'lu telefonumuzdan bizi arayabilirsiniz.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.