İşveren İşçinin Maaşından Haciz Kesintisi Yapmadığı Süreden Sorumludur

image

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/32931
KARAR NO. 2016/9706
KARAR TARİHİ. 4.4.2016

-KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA BAŞLATIN İCRA TAKİBİNİN KESİNLEŞMESİ
-ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN HACİZ MÜZEKKERESİNİN KENDİSİNE TEBLİĞ EDİLDİĞİ TARİHTEN BORÇLUNUN İŞTEN AYRILDIĞI TARİHE KADAR BORÇLUNUN MAAŞINDAN KESMEDİĞİ PARADAN SORUMLU OLDUĞU

2004/m. 356/1

ÖZET : Dava, haciz ihbarnamesi hakkında gereğini yapmayan üçüncü kişi hakkındaki haciz taleplerinin reddine dair işlemin iptaline ilişkindir.Alacaklı tarafından borçluya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı ve takibin kesinleşmiş olduğu, 04.10.2013 tarihinde borçlunun maaşının 1/4’ünün haczi için üçüncü kişiye haciz müzekkeresi gönderildiği ve bu müzekkerenin tebliğ edildiği, adı geçen üçüncü kişiye ikinci kez müzekkere gönderilen 4.10.2013 tarihli haciz müzekkeresinin akıbetinin sorulduğu ve adı geçen üçüncü kişinin 11.2.2014 tarihinde verdiği cevapta, borçlunun 23.12.2013 tarihi itibariyle işten ayrıldığını, işten ayrılış tarihi itibariyle borçlunun hak ve alacağının bulunmadığını bildirdiği anlaşılmaktadır.Üçüncü kişinin 4.10.2013 tarihli haciz müzekkeresinin kendisine tebliğ edildiği tarih olan 23.10.2013 tarihinden başlayarak borçlunun işten ayrıldığı tarihe kadar olan dönemde borçlunun maaşından kesmediği veya kesipte göndermediği paradan sorumlu olduğu anlaşıldığından, adı geçen üçüncü kişiden sorumlu olduğu dönemle sınırlı olarak kesmediği veya kesipte göndermediği paranın tahsili için işlem yapılması yönünde hüküm tesisi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Alacaklının şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borçlunun maaşının haczi için üçüncü kişiye haciz müzekkeresi gönderildiğini, üçüncü kişinin haciz müzekkeresinin gereğini yerine getirmediğinden, üçüncü kişi hakkındaki haciz taleplerinin reddine dair işlemin iptalini talep ettiği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 355. maddesinin 1. fıkrasında; “ Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.” hükmü, 2. fıkrasında; “Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de mal memuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.” hükmü, 356. maddesi 1. fıkrasında; “Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu … aleyhine 30.9.2009 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine takibin kesinleşmiş olduğu, 4.10.2013 tarihinde borçlunun maaşının 1/4’ünün haczi için üçüncü kişi …’a haciz müzekkeresi gönderildiği, gönderilen haciz müzekkeresinin adı geçen üçüncü kişiye 23.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, 13.1.2014 tarihinde adı geçen üçüncü kişiye ikinci kez müzekkere gönderilen 4.10.2013 tarihli haciz müzekkeresinin akıbetinin sorulduğu ve adı geçen üçüncü kişinin 11.2.2014 tarihinde verdiği cevapta, borçlunun 23.12.2013 tarihi itibariyle işten ayrıldığını, işten ayrılış tarihi itibariyle borçlunun hak ve alacağının bulunmadığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Üçüncü kişi …’ın, 4.10.2013 tarihli haciz müzekkeresinin kendisine tebliğ edildiği tarih olan 23.10.2013 tarihinden başlayarak borçlunun işten ayrıldığı tarihe kadar olan dönemde borçlunun maaşından kesmediği veya kesipte göndermediği paradan İİK’nun 356/1. maddesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşıldığından, adı geçen üçüncü kişiden sorumlu olduğu dönemle sınırlı olarak kesmediği veya kesipte göndermediği paranın tahsili için işlem yapılması yönünde hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 5. Ceza Dairesi
2014/6749 E.
2016/6698 K.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemi ihmali davranışla görevi kötüye kullanma niteliğinde görülerek mahkumiyetine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak ; … Özel İdare müdürü olarak görev yapan sanığın, hakkında katılan vekili tarafından yapılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra maaşına haciz konulması için… İcra Müdürlüğü’nce gönderilen 10/03/2008, 13/03/2008, 07/10/2009, 02/06/2010 ve 17/01/2011 günlü yazıların gereğini yerine getirmediği gibi … İcra Müdürlüğü tarafından maaş haczi yapıldığını ve buna ilişkin belgeleri göndereceğini belirten 16/06/2010 günlü eksik ve yanıltıcı cevabi yazıyı gönderdiği, …İcra Müdürlüğünce 17/01/2011 tarihli müzekkere ile anılan icra takip dosya numarası ile kesinti miktarlarını gösterir banka dekontlarının istenilmesine rağmen bu yazıya da cevap vermeyerek katılanın mağduriyetine neden olması şeklinde gerçekleşen eyleminin, icrai davranışlarının da bulunması nedeniyle TCK’nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,

TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen ve adli para cezasıyla cezalandırılan sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, O yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Makaleyi paylaşmak için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz.

Av. Serhat ARASAN

Hukuki sorunlarınız için bize İletişim Formu 'ndan ve WhatsApp 'dan yazabilir veya 0266 373 20 08 no'lu telefonumuzdan bizi arayabilirsiniz.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.