Ecrimisilin ( Haksız İşgal Tazminatı ) Bedelinin Belirlenmesi

ÖZET : Ecrimisilin ( haksız işgal tazminatı )
belirlenmesinde ; komşu olan ve emsal
nitelikteki taşınmazlar hakkında
piyasa raiçleri gözönünde bulundurularak
araştırma yapılmalı, aylık kira/gelir
bedeli belirlenip her yıl için üfe
oranında artış yapılarak hesaplanan
bedele hükmedilmelidir.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 
1. Hukuk Dairesi
Esas: 2018 / 711 
Karar: 2018 / 584 
Karar Tarihi: 11.05.2018


6100 S.K. m. 353, 355) (4721 S. K. m. 995)

İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28/11/2017 Tarih, 2015/215 Esas – 2017/404 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; Dairemizce, HMK’nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Beyoğlu İlçesi, Sütlüce Mahallesinde bulunan 2945 ada, 20 parsel sayılı taşınmazın tamamının müvekkili idareye ait olduğunu, davalının hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın 01/05/2010 tarihinden 16/06/2012 tarihinde kadar taşınmazı işgal ederek müdahalede bulunduğunu, müdahaleden kaynaklananecrimisil borcunu ödemesi için davalıya ihtarname gönderildiğini ancak davalının borcunu ödemediğini, bu nedenlerden dolayı 01/05/2010-16/06/2012 tarihleri arasında teraküm eden 8.977,17 TL işgal tazminatının işgalin başlangıcından itibaren işleyecek yasal kademeli faizi mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı E. T. vasisi cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda oturduğunu, davaya konu taşınmazın 87/211 hissesinin belediye adına kayıtlı iken belediye encümenin almış olduğu karar ile satıldığını ve taşınmazın davalıya ve diğer hissedarlara intikal ettiğini, müvekkilinin paydaşı bulunduğu taşınmazda mülkiyet hakkını kendisine sağlanan imkanlar dahilinde yararlandığını, müvekkilinin ve diğer paydaşlara düşen 87/211 hissenin taşınmazın kagir apartman bölümünü karşıladığını, diğer hissenin sahibi olan davacının boş arazi statüsünde bulunan arsanın maliki olduğunu, tüm bunlar değerlendirildiğinde müvekkilinin davacının herhangi bir hakkına tecavüz etmesini söz konusu olmadığını, davanın diğer mirasçılara da ihbar edilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın esasta reddine, davanın diğer paydaşlara da ihbarına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: ” davanın ecrimisil talebinden ibaret olduğu, davalının zaman aşımı itirazı ile birlikte davanın reddini savunduğu, davanın niteliği gereği haksız işgal, doğan zarar ve/veya mahrum kalınan gelirin tespiti gerektiği, bu amaçla mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ecrimisiltalep edilen 01/05/2010-16/06/2012 tarihleri arasında davacını taşınmazda 124/211 pay sahibi olduğu, davalı E. T.’nin anneleri N. T.’den kendilerine miras yolu ile intikal eden 87/211 paya kardeşleri olan dava dışı diğer mirasçılar N., N., O. ve F. T. ile iştirak halinde sahip oldukları, bu sahipliğin parsel üzerine bina inşaa edilerek kat irtifakı kurulduğu tarih olan 26/12/2012 tarihine kadar devam ettiği, davacı payın 30/07/2012 tarihinde satışı sebebiyle davacının bu tarihte malik sıfatının sona erdiği, davacının 124/211 payı için ecrimisil talep edebileceği, davalı Emine’nin 124/211 payı için hesaplanan ecrimisil tutarından payına karşılık gelen miras hissesi karşılığı 1/5 oranında sorumlu olduğu, davalının zaman aşımı itirazı da dikkate alındığında dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreç içerisine denk gelen 29/05/2010-16/06/2012 dönemine ait toplamecrimisil bedelinin miras payı karşılığı 933,00 TL’sinden davalının sorumlu olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece istenilen bilirkişi raporunda herhangi bir emsal araştırılması yapılmamış olduğunu, eski tarihli kira sözleşmesine göre uyarlama yapılıp, işgalci sadece E. T. iken hiçbir fiili işgali bulunmayan taraflardan bahsedilmiş olduğunu, davalının savunmalarından orayı tek başına kullandığının açık olup, davalının işgalci olarak taşınmazdan ucuz bedellerle istifade ettiğini, bu durumun Vakıf yararına olumsuz bir durum oluşturduğunu, Vakıfların kira gelirleri ile faaliyet yürüttüğünü, bu kadar değerli bir yerin bilirkişilerin hesapladığı düşük bedellerle kiralanmayacağını, müvekkili aleyhine verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.

Ecrimisil, malikinin rızası dışında taşınmazının gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle ödenen tazminattır. Malikinin rızası dışında taşınmazı eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler de fuzuli şagil(işgalci) denir. TMK’nın 995. maddesine göre kötüniyetli zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız olarak alıkoymuş olmasından doğan tazminatı karşılamak zorundadır. Davalı iyiniyetli ise, tazminatla yükümlü olmayacak, suiniyetli ise sorumlu kılınacaktır. Rızaya dayalı kullanımda kötü niyet söz konusu olamaz. Ayrıca, taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs.), rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım olarak kabul edilemez. Kişinin bu kullanımı haksız ve kötü niyetli bulunmadığından tazminat ile de sorumlu tutulamaz. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Tapu kaydına göre, dava konusu İstanbul İli Beyoğlu İlçesi Sütlüce Mah.2945 ada 20 parsel 211 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bina inşa edilip kat irtifakı tesis edilmeden önce 124/211 hissesinin vakıflar Genel Müdürlüğü ,87/211 hissesinin N. T. adına kayıtlı olduğu, N. T.’nin vefatı ile mirasçıları N. T.,N. Y., O. T., F. T., E. T. adına iştirak halinde mülkiyet olarak tescilinin sağlandığı İstanbul Satış Memurluğu’nun 27/12/2011 tarih 2011726 satış sayılı yazısı ile taşınmazdaki Vakıflar Genel Müdürlüğü hissesinin satışının gerçekleştiği, Vakıflar 1.Bölge Müdürlüğünün ecrimisil talep ettiği 01/05/2010-16/06/2012 tarihleri arasında vakıflar Genel Müdürlüğünün taşınmazdaki hissesinin 124/211 pay sahibi olduğu anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince mahallinde keşfen alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dava konusu dairenin davalı tarafından kullanıldığının tespit edildiği, konut olarak kullandığı taşınmazın 2010 yılı aylık ecrimisilkira bedelinin 319 TL olduğu ÜFE oranları doğrultusunda hesaplama yapılarak 29/05/2010-16/06/2012 tarihleri arasında, davacının hisse oranında getirebileceği işgal tazminatı bedeli toplam 4966,00 TL olarak hesaplandığının, davalının payına düşen miktarın 933 TL olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.

Mahkemece ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Çözümlenmesi gereken husus ecrimisildeğerinin tesbitine ilişkindir.

Gerek öğretide, gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin taşınmazı haksız biçimde kullanan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği en azı kira geliri, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybına karşılık gelen bir bedeldir.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölge, sosyal, ticari, idari, eğlence ve yerleşim merkezlerine olan mesafeleri, emsallerin irdelenmesi, konumları, serbest piyasa rayiçleri gözönünde bulundurularak 2010 yılı itibariyle taşınmazın getirebileceği aylık ecrimisilbedelinin aylık 319,00TL olarak belirlenip ÜFE oranında artış yapılarak tesbit hesaplama neticesinde belirlenen 933,00,00TL ecrmisile hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı istinaf nedeninin yerinde olmadığı görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı tarafın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun 353/1.b.1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine,

Harçlar Kanununa göre alınması gereken istinaf maktu harcı peşin alınmakla, yeniden harç alınmasına yer almadığına,

İstinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,

Duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Bakiye ve gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Av. Serhat ARASAN

Hukuk büromuz, hukuki sorunların ortaya çıkmasının önlenmesi için danışmanlık, mevcut hukuki sorunların çözümünün sağlanması için ise avukatlık hizmeti vermektedir. Hukuki sorunlarınız için bize eposta gönderebilir veya +90 533 373 10 10 no'lu telefonumuzdan bizi arayabilirsiniz.

Sevebilirsin...

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.