Boşanma Sonrası Mal Paylaşımında Katkı Alacağı ve Değer Artış Payı Davası – Kooperatif Dairesi

M.. A.. ile G.. D.. aralarındaki katkı alacağı ve değer artış payı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İzmir 12. Aile Mahkemesi’nden verilen 22.11.2012 gün ve 1059/826 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili boşanma davası içinde, 14.02.1994 tarihnde evlenen taraflardan vekiledenin öğretmen, davalının ise memur olduğunu, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına kayıtlı 6077 ada 42 parsel 4 numaralı mesken 44.000 TL’ye edinilmiş olup bu bedelin 28.000 TL’si davacının kişisel malı olan 195 ada 2 parselin satımından gelen para ile karşılandığından vekiledenin taşınmazda ¾ payı bulunduğunu açıklayarak mal rejiminin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. 22.02.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle isteğini 56.635 TL değer artış payı ve 16.180 TL katılma alacağı olarak özgülemiştir.

Davalı vekili, dava konusu taşınmazın davalıya ait ziynetler ve 8 yıllık memuriyetinde yapmış olduğu birikim ve banka kredisi ile edinildiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kişisel mal niteliğindeki 195 ada 2 parselin satımından elde edilen para davalıya yapılan bağış niteliğinde olduğundan değer artış payı isteğinin reddine ve 16.180 TL katılma alacağının karar tarihnden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, kabul edilen kısım yönünden davalı vekili, reddedilen bölüm yönünden ise davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Taraflar 14.02.1994 tarihinde evlenmişler, 01.05.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 01.04.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında, eşler, başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihinden 4721 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince mal aylığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 21.01.2010 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince, TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Toplanan deliller ve dosya kapsamından: dava konusu 6077 ada 42 parsel 4 numaralı meskenin 20.04.2004 tarihinde davalı adına tescil edilmiş olduğuna göre dava, 4721 sayılı TMK’nun 202 ve davamı maddeleri gereğince edinilmiş maldan kaynaklanan katılma alacağı ve değer artış payı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK. m.229) ve denkleştirmeden (TMK. m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK. m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK. m.231) yarısı üzerinden (TMK. m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK’nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.

Dava konusu taşınmazın 20.04.2004 tarihinde 44.000 TL bedelle M. D. adlı şahıstan satın alındığı, satış bedelinin 16.000 TL’sinin banka kredisi ile ve kalan kısmının davacı adına kayıtlı 195 ada 2 parsel sayılı parselin satımından elde edilen 28.000 TL bedelle karşılandığı, dosya kapsamı ve özellikle satıcı Mehmet Dudu’nun beyanları ile banka ve tapu kayıtlarından saptanmış olmakla, mahkemenin evlilik birliği içinde kapatılan kredi nedeniyle davacı lehine katılma alacağına hükmetmesi doğrudur. Ancak, 195 ada 2 parselin satımından elde edilen 28.000 TL’nin davalı kadına bağış yapıldığına dair bir beyan veya bağış anlamına gelebilecek bir ifade bulunmadığına, ailede eşlerin birbirlerine olan karşılıklı güvenleri esas olduğuna göre 28.000 TL’nin davalıya bağışlandığının kabul edilmesi doğru değildir.

Bu halde mahkemece, evlilik birliği içinde kooperatif vasıtasıyla edinilip 11.11.1994 tarihinde davacı koca adına tescil edilen 195 ada 2 parsel sayılı taşınmazın edinilmesinde davalının katkısı olup olmadığının belirlenebilmesi için taraflara kooperatife üyelik tarihi ve yapılan ödemelere ilişkin belgeleri sunması için süre ve imkan tanınması, ödemelerin evlilik öncesinde yapılan kısmının davacının kişisel malı olarak ve evlilik içinde yapılmış ödemelerin bulunması ve bu ödemelerin evlilik öncesi gelen birikim yada kişisel mallardan yapıldığının ispatlanmaması halinde her ikisi de çalışarak gelir elde ettiğinden davalı kadının katkıda bulunduğunun kabulü ile tarafların gelirine göre tespit edilecek katkı payı oranında davacı ile davalının kişisel malının ayrı ayrı belirlenmesi ve bu şekilde belirlenecek kişisel mal ile edinilmiş mala katkıda bulunduğu göz önünde tutularak, bu kişisel mal miktarının taşınmazın satın alındığı tarihteki değeri olan 44.000 TL’ye oranı tespit edilerek TMK’nun 227. maddesi uyarınca bu oran ile taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri çarpılarak değer artış payı alacağının belirlenmesi, aynı şekilde davalı kadının taşınmazın alımına 195 ada 2 parselin satımından elde edilen paradaki kişisel malı ile katkıda bulunduğunun yukarıda açıklandığı üzere belirlenmesi halinde TMK’nun 230. maddesine göre denkleştirmeye tabi tularak, değer artış payı ve denkleştirmeye tabi tutulan miktar çıkarıldıktan sonra kalan miktarın yarısına aynı yasanın 236. maddesine göre katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 241,00’er TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Av. Serhat ARASAN

Hukuki sorunlarınız için bize İletişim Formu 'ndan ve WhatsApp 'dan yazabilir veya 0533 373 10 10 no'lu telefonumuzdan bizi arayabilirsiniz.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.